-
Tek oda
Yarı İngiliz yarı Fransızlardı.Çocuğun küçük gözleri ve titrek dudaklarına karşılık kız kafasında gökkuşağı taşırdı.Kendini Burges sanardı çocuk;görünmez battaniyeler, uçarı imgeler yapardı.Kız kendini IV.Louis’nin alt dudağı sanırdı,tıp bazen çaresiz kalırdı.
Evleri el yapımı şarap;elleri yarı zamanlı akşamüstü kokardı.Soruları vardı kendi dillerinde.Soruları vardı kendilerince,soran olmazdı.
Zaten bazen “sormak”,solmak kadar kolay olmazdı. -
Yemek yemez,su içmezdi.Konuşmak onun için fazla basit,duymak fazla karmaşıktı.Düşünceler o kadar renkliydi ki,o karanlığı seçti.
Konuşmadı…Seneler boyu konuşmadı…3 Hasat 5 savaş geçirdi gözleri.50 küsür titrek sevişme yaşadı.Evi 3’e yakın basıldı,bilmemkaç cilt kitabı toplatıldı.Kaçmadı…
Gözlerinin önünde çocukluğunu vurdular,konuşmadı…Teker teker hiçlik ektiler tohumlarına.Enjektörler kırıldı,duran olmadı.
Ana avrat sövdüler,dillerinin soğukluğunu değdirdiler ruhuna.Yalanlar söylediler,sağlam yalanlar söylediler.İki gözün görmez inanırdın.Duymadı… -
Sarkaç.
Kağıtlar,kağıt parçaları,ruhu,varlığı,ruh parçaları,eti,kemiği,et parçaları masanın üstünde…
50’li yıllardan adını bilmediği,adını bilip de sövdüğü aslında,bir parça aklında.Şarkının gerekli gereksiz yerlerinde gerekli gereksiz saat tıkırtıları.Tikler ve taklar…Kül rengi nefesiyle bir mısra okudu karşısındaki kızıllığa;O’nun sesinden.Sorun yoktu,zaten tanrıydı onun için “O”…
”yalnızlıktan da kurtulup yalnız kalmak isterim”
Oysa yalnızlıktan kaçmıştı hep.Yıllarca içinde büyüttüğü yegane korkunun adı-ölümden de öte hatta bazen-yalnız kalma korkusuydu.Öyle toz toprak Lübnan kırsalında,falanjist ablukasında yalnız kalmaktan değil;yüksek meblağlı bir kumar masasında,pırlanta dişli orospuların arasında yalnız kalmaktan korkardı aslında.
Kırsal…
Gülümsedi;kağıtları,kağıt parçalarını,ruhunu,varlığını,ruhunun parçalarını,etini,kemiğini,et parçalarını,özetle neyi var neyi yoksa paketledi yanına almamak üzere.Derli toplu bıraktı her şeyini,kapıyı araladı ve…
Çünkü bir kitapta okumuştu,milletlerin birinde askerler öleceklerini bile bile temiz çamaşır giyerdi içlerine.Geride bıraktıkları,kirlenmemiş olsun diye… -
…Koşalım.
…Unutulmuş albümlerden çirkin şarkılar olalım.
…Lanetli ensturmanlar yapalım.
…Planlar yapıp o yalnız nehre atalım.
…Nehri gökkuşağına boyıyalım.
…Karanlıkta kaybolalım.
…Karanlık olalım.
…Var olalım.
”gel” demek için çok geç.artık sadece “gitme” diyebilirim.
-
Bir harfin sebepsizliği.
Anla.Bağır.Canlan.Çoğal.Dur.Eski.Farket.Gör.Hatırla.Isın.İste.Kaç.Lanet et.Morar.Nefes al.Otur.Özle.Paylaş.Rahatla.Sus.Şikayet et.Tartış.Uzlaş.Üşü.Vazgeç.Yabancılaş.Zaptet
Her mısranın,en az üçüncü şahsın şiiri kadar,Jezabel’e ihtiyacı vardır.
Şarkılar dinlenildikçe yaşar,
İnsanlar yaşadıkça ölürler. -
Gece
Gece yakar…
Gece mesale gibi yanar karanligin derinliginde…Gece dusunur…
Gece ozlemi,elde edemediklerini,uzaktakileri…
Dusunur…
Gece bir elmas gibi damlar yuregine…
Gece darbedir benliginde…
Gece silahlar kirilir…
Gece boyunlar bukulur…
Gece yeminler bozulur…
Gece,saniyeler dakika dakikalar saat…
Gece yine kendi kendinin sessizliginde…
Gece yakar…
Gece ask gibidir…
Tanidikca kacarsin geceden…
Gece bir kor gibi yureginde,
Urkersin gizlice…Geceye de alisamadim. -
(via aybengulerim)
-
Adam anlayışlı...
Dora: Olum homofobiğim ben.
Ozan: Ben sana yapma demiyorum ki.Fobi olarak gene yap.
-
Yap(a)mamak
Hiç olmamış gibi gideceksin.
Yazan çizen,bağıran çağıran,kanayıp kapanan
Gülen gülen ve gülen sen değilmişsin gibi.
Rüzgarını da alıp ve hüznünü de,
İçin bile sıkılmıycak,içini de koyucaksın cebine.
Çekmediğin resimleri seninle olucak,yapmadığın hayallerin ve acabaların.
Bir adam boyu yol alıp,kırmadan sözlerini,
Geri dönüp bakıcaksın.
Yapamıycakmış gibi değil,yapmıycaksın… -

Özetle budur genelde…
